Türk denizcilik sektörü, geleceğini ortak akılla inşa etmek üzere dev bir birlikteliğe imza atmak için yola çıktı. Türkiye Yat Sektörü Federasyonu (TYFED) ile yeni bir oluşumu başlatıldı. Yapılanma ile ilgili Bodrum Denizciler derneği tarafından bir basın bülteni paylaşıldı. Türkiye Yat sektörü federasyonunca yayınlanan Basın bülteninde şu bilgiler paylaşıldı.
Rotamızı Yeniden Çiziyoruz
Ortak Güç. Ortak Rota. Dünya ile Entegre Bir Türk Yat Sektörü.
Türkiye yat sektörü bugün yat üretiminden tasarıma, mühendislikten bakım ve refite; yat turizminden marina işletmeciliğine, brokerlikten acenteliğe, eğitimden nitelikli deniz insanı yetiştirmeye kadar dünyanın önemli merkezlerinden biridir.
Türk tersanelerinde inşa edilen yatlar dünyanın dört bir yanında seyrediyor; Türk mühendislerinin, tasarımcılarının ve ustalarının imzasını taşıyan projeler uluslararası başarılar kazanıyor.
Ancak sektörümüzün üretim gücü ile dünyadaki temsil gücü arasında hâlâ önemli bir mesafe var. Şimdi bu mesafeyi kapatma zamanı.
Dünya ile Entegre Bir Türk Yat Sektörü
Hedefimiz Türkiye’yi yalnızca yat üreten bir ülke değil, yatçılığın bütün bileşenleriyle dünyaya hizmet veren uluslararası bir merkez hâline getirmektir.
Türk tersanelerinin, tasarımcılarının, üreticilerinin ve hizmet şirketlerinin küresel pazarlardaki gücünü artırırken; Türk yat profesyonellerinin de dünyanın bütün denizlerinde çalışabildiği bir yapı kurmalıyız.
Aynı zamanda dünyanın yatlarını Türkiye’ye çekmeliyiz.
Türkiye; Akdeniz’de seyreden yatlar için yalnızca bir uğrak noktası değil, ana üs, bakım ve refit merkezi, kışlama noktası, charter destinasyonu ve yaşam alanı olmalıdır.
Türk Yatçılık Modeli
Türkiye’de yatçılığın temel sorunlarından biri, yıllardır büyük ölçüde ticari gemicilik mevzuatı içinde değerlendirilmesidir.
Oysa yatçılığın operasyon modeli, insan kaynağı, ekonomik yapısı, seyir biçimi ve sezonu ticari gemicilikten farklıdır.
Bu nedenle yatçılık; gemiadamı ve eğitim sisteminden personel standartlarına, charter düzenlemelerinden operasyon ve emniyet kurallarına kadar kendine özgü bir hukuki ve idari yapıya kavuşmalıdır.
Dünyadaki modelleri yalnızca tercüme eden değil; Türkiye’nin şartlarına uygun, uluslararası sistemlerle entegre çağdaş bir Türk Yatçılık Modeli oluşturmalıyız.
Bütünsel Bir Yat Sektörü Master Planı
Türkiye yat sektörünün geleceği artık mevcut sisteme küçük düzeltmeler yapılarak şekillendirilemez.
Bir tekneyi sıfırdan tasarlar gibi, önce nasıl bir sektör inşa etmek istediğimizi tarif etmeli, ardından planını çizmeliyiz.
Marinalar, çekek alanları, tersaneler, üretim bölgeleri, charter sistemi, yabancı bayraklı yatların operasyonları, eğitim ve istihdam modeli, vergi ve teşvik politikaları, kıyı kullanımı ve yat turizmi mevzuatı birbirinden bağımsız düzenlemeler değil, aynı sistemin parçalarıdır.
Türkiye’nin uzun vadeli ve bütüncül bir Yat Sektörü Master Planı’na ihtiyacı vardır.
Bayraktan Önce Güçlü Ekosistem
Yatçılık küresel bir sektördür. Bir yatın bayrağı, sahibi, kaptanı ve yönetim şirketi farklı ülkelerde olabilir; tekne yıl boyunca birçok ülkenin sularında seyredebilir.
Bu nedenle Türkiye’nin hedefi yabancı yatlara bayrak dayatmak değil, Türkiye’yi tercih edilir hâle getirmek olmalıdır.
Bir yat Türkiye’ye gelsin; marinamızda bağlansın, tersanemizde bakım yaptırsın, Türk şirketlerinden hizmet alsın, Türk personel istihdam etsin, kıyılarımızda charter yapsın, ikmalini Türkiye’den sağlasın ve mümkünse Türkiye’yi Akdeniz’deki ana üssü olarak kullansın.
Çünkü asıl mesele yalnızca bir yatın kıçında hangi bayrağın dalgalandığı değil, yarattığı ekonomik değerin ne kadarının Türkiye’de kaldığıdır.
Türk Deniz İnsanını Dünyaya Açmak
Türkiye’nin en büyük güçlerinden biri insan kaynağıdır.
Hedefimiz yalnızca Türkiye’deki yatlarda Türk personel çalıştırmak değil; Türk yat profesyonellerini dünya filosuna açabilecek bir eğitim ve sertifikasyon sistemi oluşturmaktır.
Uluslararası geçerliliğe sahip eğitim, yabancı dil yeterliliği, servis standartları, teknik donanım ve güçlü kariyer planlamasıyla Türk kaptanlarının, mühendislerinin, aşçılarının, hosteslerinin ve diğer yat profesyonellerinin dünyanın önemli yat merkezlerinde aranan insan kaynağı hâline gelmesini sağlamalıyız.
Kıyılarımızı Koruyarak Büyümek
Türkiye’nin kıyıları, koyları, tarihi, gastronomisi ve iklimi dünya yatçılığında benzersiz bir avantaj sunuyor.
Ancak bu avantajı tüketmeden geleceğe taşımak zorundayız.
Çevreyle uyumlu bağlama kapasitesi, modern çekek alanları, güçlü atık ve altyapı sistemleri, doğru charter politikaları ve uzun vadeli kıyı planlamasıyla doğal mirasımızı korurken sürdürülebilir ekonomik değer üretmeliyiz.
Kıyılarımız yalnızca ekonomik bir kaynak değil, Türkiye’nin denizcilik kültürünün ve gelecek kuşaklara bırakacağımız mirasın parçasıdır.
Türkiye Yatçılık Markası
Türkiye’nin yatçılıktaki gerçek kapasitesi dünyada henüz yeterince görünür değildir.
Üretimimizi, tasarım gücümüzü, insan kaynağımızı, marinalarımızı, hizmet sektörümüzü, kıyılarımızı ve charter potansiyelimizi ayrı ayrı değil, güçlü bir Türkiye yatçılık ekosisteminin parçaları olarak dünyaya anlatmalıyız.
Monaco’dan Cannes’a, Fort Lauderdale’den Dubai ve Miami’ye kadar dünyanın önemli yatçılık merkezlerinde Türkiye tek, güçlü ve güvenilir bir sektör markası olarak görünmelidir.
Farklı Yapılar, Ortak Akıl
Türkiye Yat Sektörü Federasyonu hiçbir kurumun veya yapının yerine geçmek için kurulmamıştır.
Amacımız farklılıklarımızı koruyarak ortak meselelerde tek ses olmak; kamu otoritesi ile sektör arasında güçlü bir iletişim zemini oluşturmak ve Türkiye yat sektörünün uzun vadeli stratejisini birlikte şekillendirmektir.
Üreticiden yat personeline, marinadan tersaneye, charter şirketinden tasarımcıya, brokerdan eğitim kurumuna kadar hepimiz aynı ekosistemin parçalarıyız.
Rotamız Gelecek
Biz yalnızca bugünün sorunlarını çözmek istemiyoruz.
Türkiye’nin önümüzdeki 20–30 yıllık yatçılık vizyonunu bugünden tasarlamak istiyoruz.
Yat üreten, tasarlayan, yöneten; yatlara hizmet veren, dünya için yat personeli yetiştiren; yatların bağlandığı, kışladığı, bakım gördüğü, charter yaptığı ve yaşamayı tercih ettiği dünyanın en önemli yatçılık merkezlerinden biri olan Türkiye için çalışıyoruz.
Bir teknenin ilk çizgisi nasıl boş bir kâğıda atılıyorsa, biz de sektörümüzün geleceğini yeniden çiziyoruz.
Rotamız dünyaya açık.
Pruvamız geleceğe dönük.
Bu rota, Türkiye yat sektörünün ortak rotasıdır.
