İstanbul Devlet Opera ve Balesi, aşkın en tutkulu ve en dokunaklı hikâyelerinden biri olan “Romeo ve Juliet” balesini yeniden sanatseverlerle buluşturuyor. İki düşman ailenin gölgesinde filizlenen, engellere ve zamana karşı koyan büyük bir aşkın trajik öyküsünü sahneye taşıyan eser; güçlü koreografisi, etkileyici müziği ve dansın evrensel diliyle izleyicileri aşkın, tutkunun ve hüznün yolculuğuna çıkarıyor.
Eser; 5, 11, 12, 14 Kasım ve 5 Aralık 2026 tarihlerinde Atatürk Kültür Merkezi – Türk Telekom Opera Salonu’nda sanatseverler ile buluşuyor…
William Shakespeare’in ölümsüz trajedisi Romeo ve Juliet, yüzyıllardır sanatın her alanında ilham kaynağı olmayı sürdürüyor. Bu zamansız eserin sahne sanatlarındaki en etkileyici yorumlarından biri ise Sergey Prokofyev’in aynı adlı bale eseridir. Klasik bale repertuvarında eşsiz bir yere sahip olan bu başyapıt, hem koreografik zenginliği hem de müzikal derinliğiyle bale dünyasının mihenk taşlarından biri olarak kabul edilir.
Romeo ve Juliet’in trajik hikȃyesi, birbirine düşman iki ailenin nefret duvarlarını aşan saf ve yasak bir aşkın destanı olarak bilinir. Prokofyev’in güçlü müziği ve zarif adımlarla şekillenen koreografi, bu dramatik hikȃyeyi unutulmaz bir görsel ve işitsel şölenle sahneye taşır. Eser, ilk kez sahnelendiği günden bu yana, klasik bale sanatında hikȃye anlatımının en başarılı örneklerinden biri olarak değerlendirilmiş ve dünya çapında sayısız kez sahnelenmiştir.
Romeo ve Juliet, aşk, tutku, nefret ve fedakȃrlık gibi insan doğasının en güçlü duygularını zarif bir estetik içinde harmanlar. Klasik balenin teknik incelikleriyle birleşen dramatik anlatımı, izleyenleri büyüleyen bir hikȃye deneyimi sunar. Bale repertuvarında, dramatik içerik ile koreografik ifadeyi bu denli ustalıkla birleştirebilen eserlerin sayısı oldukça sınırlıdır ve Romeo ve Juliet, bu açıdan özel bir yerde konumlanır. İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin de repertuvar geçmişinde özel bir yere sahip olan Prokofyev’in Romeo ve Juliet balesi, ünlü koreograf Ricardo Amarante’nin özellikle İstanbul Devlet Opera ve Balesi dansçıları için yaptığı özgün koreografiyle, Atatürk Kültür Merkezi Türk Telekom Opera Salonu’nda seyirci ile tekrar buluşuyor.
