Singer’in keyifli YouTube serisi Bir Singer Günü, bu hafta sahneyi keskin mizahı ve kendine özgü üslubuyla dikkat çeken yönetmen ve stand up sanatçısı Melikşah Altuntaş’a bıraktı. Singer Türkiye’nin resmi YouTube kanalında, her zaman olduğu gibi oyuncu Ezgi Çelik’in sunumuyla gerçekleşen bölümde Altuntaş; stil anlayışından aile anılarına ve erkek modasına dair cesur yorumlarıyla pek çok başlıkta samimi açıklamalarda bulundu. Proje kapsamında, YouTube’daki her etkileşim için Singer’in Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV)’na bağışta bulunması ve konuk olan her isim adına 20 öğrenciye 1 yıllık nitelikli eğitim bursu sağlanması ise programın sosyal sorumluluk boyutunu güçlendirmeye devam ediyor.
“Zorluk benim alanım.”
Programda, analog bir dönemin içine doğup dijital çağın tam ortasında büyüdüğünü anlatan Altuntaş, iki uç jenerasyon arasında hayatta kalma refleksi geliştirdiklerini şu sözlerle ifade etti: “Bilgisayarın büyümesi, internetin gelişmesi derken kendimi sürekli yeni bir mekanizmaya uyumlanmak ve onu başka jenerasyonlara anlatmak zorunda kalan biri olarak buldum. Hepimizin yaşadığı şey aslında iki uç jenerasyon arasında hayatta kalmaya çalışmak. O yüzden zorluk benim alanım.”
“Ağzıma bile yün sokacaklardı neredeyse.”
Altuntaş, kendisinin tasarım konusunda özel bir yeteneği olmadığını söylerken, ailesinden gelen el işi kültürüne de esprili bir dille değindi. Doğulu bir aileden geldiklerini ve özellikle kadınların el becerilerinin çok güçlü olduğunu vurgulayan Altuntaş, “Bizim ailede mutlaka diken, ören birileri vardır diye düşünüyorum.” dedi. Küçük teyzesinin bu konuda aklında kaldığını belirten Altuntaş, kendi çocukluğunu ise gülümseten bir anıyla anlattı: İhtiyaç fazlası şekilde sürekli patik örülen, yünlerin arasında büyüyen çocuklardan biri olduğunu söyleyerek, “Üzerinde yün yığıntısı olan çocuklardan biriydim. Ağzıma bile yün sokacaklardı neredeyse.” dedi.
“Hoş geldiniz dikiş alanıma.”
Programın dikiş bölümüne esprili bir giriş yaparak “Hoş geldiniz dikiş alanıma.” diyen Altuntaş, Ezgi Çelik’in yönlendirmesiyle fular dikti. Kullandığı makinenin somon rengini “stiletto rengi” olarak tanımlayan Altuntaş, tercihini ise yeşilden yana kullandı. “Biz sinemaseverler o tona Atonement yeşili deriz.” diyerek, rengin güzelliğini Atonement (Kefaret) filminde Keira Knightley’nin giydiği ikonik elbiseye gönderme yaparak anlattı.
