Mahkeme bir kez daha RES’lere dur dedi.

2015 yılında başlanan ve başladığı günden itibaren Bodrumda yaşayanlar tarafından istenmeyen RES’ler ile ilgili bir karar daha çıktı. İzmir Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdare Dava Dairesi, Geriş RES için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın onayladığı koruma amaçlı imar planlarının yürütmesini durdurdu. 2017/291Esas ve 31/10/2017 tarihli yürütmeyi durdurma kararında Danıştay’ın Geriş RES ile ilgili ÇED Gerekli Değildir Kararı ve imar planları hakkında verdiği kararlara atıf yapıldı. Mahkeme, söz konusu imar planlarının açıkça hukuka aykırı olması ve RES çalışmalarının telafisi imkansız zararlara yol açması nedeniyle yürütmeyi durdurma kararı verdi. Bu kararla birlikte Geriş RES faaliyetlerinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından durdurulması bekleniyor.

Yalıkavak Mahallesi Geriş mevkinde kurulması planlanan ve 13 türbinden oluşacak Geriş Rüzgar Enerji Santrali Projesi’ne ilişkin 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ve 1/1000 ölçekl koruma amaçlı uygulama imar planı ilave ve değişikliği ile plan hükümlerinin iptali istemiyle açılan dava, İzmir Böe İdare Mahkemesi 2. İdare Dava Dairesi’nde görüldü.  Mahkeme, yürütmeyi durdurma kararı vererek, Geriş RES projesi ile ilgili Muğla 2. İdare Mahkemesi’nin ve Danıştay 14’üncü dairesinin kararlarına atıfta bulundu ve gerekçesinde, “Planlama alanının içerisinde ve etrafında önemli alanlar, doğal ve arkeolojik SİT alanı olarak belirlenen alanların yer almasına karşılık, planın koruma amaçlı imar planı niteliğinde yapılmadığı, sadece rüzgar enerji santrali tesisi alanlarına yönelik olarak bir şerit halinde yapıldığı, ayrıca çok yakın mesafede yerleşim yerlerinin ve sosyal ve teknik altyapı alanlarının bulunuyor olduğu göz ardı edilerek çevresinden, yerleşim alanlarından ve bu alanlara ilişkin imar planlarından kopuk bir halde imar planı kararlarının üretildiği” şeklindeki ifadeler dikkat çekti.
Mahkeme kararında, yapılan planlama değişikliklerinin “bütünleşik bir niteliği” olmadığını, sadece RES alanına yönelik kullanım kararları getirdiğini ve etrafındaki yerleşim, altyapı alanları, ulaşım ağı ile nasıl ilişkilendirileceğine ilişkin bir düzenleme içermediğini de vurguladığı kararında “Plan yapım yöntem ve tekniklerine, şehircilik ilkelerine ve kamu yararına aykırı” bir düzenleme olduğuna karar verdi.