Gülşen Coşanöz Gastronomi Turizmini Tüm Ülkeye Tanıtıyor..

Gastronomi ve Kültür ve Turizm Derneği Başkanı Gülşen Coşanöz ve projeleri artık tüm ülkede konuşuluyor.

Merkezi Bodrum’da kurulan Gastronomi Derneği Başkanı Coşanöz Türkiye’de gastronomi turizmine yeni yeni önem verildiğini dile getirdi. Coşanöz yaptığı bir röportajda “3 ay önce Turizm Bakanı Mehmet Ersoy ile bir görüşme gerçekleştirdik. Muğla Turizm İl Müdürlüğü ile beraber Stratonikeia’yı pilot bölge ilan ettik. Önerimiz antik kentin dönem yemeklerinden iki menü ve günümüz Türk mutfağından iki menü hazırlayıp, ören yerlerinde bulunan kafe restoranlarda bu yemeklerin menülerinde yer almasını sağlamak. Bununla ilgili Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi rektörü ile de görüşmeler yaptık. Güncel Türk mutfağı yemeklerini Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Gastronomi Bölümü öğrencilerine doğru şekilde reçetesiyle öğreterek, öğrencilerin staj döneminde ören yerlerdeki kafe restoranlarda çalışıp bu lezzetleri hazırlamalarını ve gelen turistlere bunları sunmalarını sağlayacağız” açıklamalarında bulundu.

Tescilli ürünler tanıtımı güçlendiriyor
Gastronomi Kültür ve Turizm Derneği olarak 4 ana projeleri olduğunu belirten Coşanöz, “Birincisi coğrafi işaretli ürünlerin turizme kazandırılması. İkincisi sofralarda saray mutfağı. Üçüncüsü antik dönem yemekleri. Dördüncüsü turizm tarım el ele projesi. Bütün projeler turizme ve gastronomiye endeksli ve kültürümüzü de gündeme taşıyan kadim değerlerimizi dünyayı tanıtmaya hedeflenmiş projeler. Ülkemizde 400’e yakın coğrafi işaretli tescil almış, 400’e yakın da tescil almak için bekleyen ürünlerimiz var. Bunun yanı sıra 3 tane ürünümüz AB’de tescil aldı, 15 ürünümüzde sırada bekliyor.
Bir ürünün coğrafi işaretli tescil alması o ürünün kıymetinin, maddi değerinin artması ve özelliklerinin bütün dünyaya tanıtılarak istenen aranılan bir ürün haline gelmesini sağlıyor. Bunun için o yörenin yerel yönetiminin de büyük rolü var” diye konuştu.

“Çocukların yöresel yemekleri sahiplenmesini sağlıyoruz”
Yaptıkları projelerde hedef kitlelerinin ilkokul çocukları ve aşçılık meslek lisesi öğrencileri olduğunu dile getiren Coşanöz, “İlk etkinliğimiz Bodrum da, ikinci etkinliğimizi Ankara’da, üçüncü etkinliğimizi Tarsus’ta, sonrasında Ağrı Patnos’taydık. O yörelerdeki lezzetleri çocuklarla birlikte deneyimliyoruz. Hedef kitlemiz ilkokul çocukları ve aşçılık meslek ve teknik lisesi öğrencilerimiz. Yaptığımız projelerle çocuklarımıza yerli ürünlerimizi tanıtmak, sağlıklı ve doğal beslenmeye özendirmek ve büyüklerinin üretmiş olduğu mamullerin bugün yaşamasına aracılık etmek sahiplenmesini sağlamak ve bütün milletçiliği ile o ürünü sahiplenerek dünyaya tanıtmasına vesile olmak” ifadelerini kullandı.

“Doğuyu batıya, batıyı doğuya tanıtacağız”
Türkiye’deki her bölgeye gitmeyi hedeflediklerini söyleyen Coşanöz, “Ülkemizin doğudan batıya, kuzeyden güneye her köşesi ayrı değer taşıyor. Turizm ve tarımın işlenebileceği özellikleri olan bölgelerimiz mevcut ve her bölgenin de müthiş mutfakları var. Özellikle yörenin özel ürünleriyle yapılan şahane lezzetleri var. Doğuda yaşayan insanlar batıdaki lezzeti bilmiyor, batıdaki de doğudakini bilmiyor. İlk önce biz bunları kendimiz öğreneceğiz. Bir bütün olarak, bunu bir dünyaya bütün olarak sunacağız. Böyle bir mutfak dünya üzerinde yok. Etiyle sütüyle peyniriyle sebzesiyle otuyla muhteşem bir mutfak. Bu mutfağı dünyaya tanıtacağız ve gastronomi turizminin bir yıl içerinde ivme aldığını göreceğiz” açıklamalarında bulundu.

“Gastronomi yeni turizm merkezleri yaratabilir”
Gastronomi ile yeni turizm merkezler yaratılabileceğini dile getiren Coşanöz, “Sadece gastronomi turizmine önem veren insanlar değil diğer turistleri de o noktalara götürmek için o merkezleri daha cazip hale getirebiliriz. Turların satışı da artar. Turların satışının artması demek otelde konaklayan misafirlerin otel dışına çıktığı zaman mecburi yapacağı harcama demek. Bu harcama yolda giderken uğradığı bir bakkaldan alışveriş yapması, ulaşımını sağlayan şoföre bahşiş vermesi, ulaşımını sağlayan taşımacılık firmasının para kazanması, ulaştığı noktada yapacağı harcamayla döviz bırakması şeklinde dövizin piyasada daha çok yer almasını sağlayacaktır” diye konuştu.

“Turlar turistleri yerel ve etnik mutfaklara taşımalı”
Gastronomi turizminde önceliğin ören yerlerine verilmesi gerektiğini ifade eden Coşanöz, “Ekonomik gelir elde etmek istiyorsak turistlerin popüler olarak gezdikleri yörelere öncelik vermemiz gerekiyor. Öncelik buralardan başlamalı daha sonra da yerele kısa mesafelerde de olsa gelen gurupları yerel ve etnik mutfaklara taşıyacak turlar düzenlenmeli. İki tür şey öneriyoruz; birincisi mevcut işletmelerde Türk mutfağından örnekler sunulması, ikincisi rotalar belirlenmesi. Rotalar belirlenmesi ve belirlenen rotalar sonucunda etnik mutfaklara ulaşılması ve bu rotaların içine antik dönem yemeklerini katarak ören yerlerinde bu reçetelerin var olması. Bunlar kısa vadede çözebileceğimiz ve ekonomimize katkı sağlayabileceğimiz önerilerdir” değerlendirmelerinde bulundu.

“Yerel yönetimler gastronomi için çalışmıyor” 
Kalkınmanın yerelden başlayacağını dile getiren Coşanöz, “Her yöremizin, her coğrafi bölgemizin çok değişik tatları lezzetleri var ve bunlar sağlıklı mutfaklar. Yerel mutfaklarımızı ön plana çıkartarak, duyulmasını sağlayarak, popüler olan restoranlarımızda mutlak suretle Türk mutfağından birkaç yemeğin bulunmasını zorunlu kılarak Türk mutfağımızın tanıtılmasına yardımcı olabiliriz. Yerel yönetimler maalesef gastronomi turizmi alanında hiçbir çalışma yapmadı. Yerel yönetimler bu konuda çalışmalılar. Küçük bir kırsal alanda bir gözleme, bazlama ne kadar rağbet görüyorsa bunlar daha büyük işletmelere taşındığında Türk mutfağından yemeklerin yer aldığını, işletmenin de bu ürünleri tanıtacak şekilde elemanlarını eğitmesini bunların hepsi arka arkaya gerçekleştirilirse gerçekten bir katkı sağlanmış olur” açıklamalarında bulundu.

“Kişi başı döviz harcamalarını arttırmalıyız”
Yerel yönetim ve tur acentelerinin birlikte çalışması gerektiğini kaydeden Coşanöz, “Geçmiş yıllarda tur şirketleri turistleri anlaşmalı olduğu restoranlara götürüp ve maalesef Türk mutfağından çok uzak olan birtakım basit yemeklerle bunu yapan çok vardı. Acenteler ve tur şirketleri bu konuda bilinçlendirilmeli ve yönlendirilmelidir. Yerel yönetimlerle beraber acenteler birlikte çalışırsa yerel yönetimler de bu lokal işletmeleri denetlerse ve onlara yaptırımlar koyarsa birlikte daha hızlı sonuç alınır diye düşünüyorum” dedi.
Yerli turistin de gastronomi turizmine katkı sağladığını belirten Coşanöz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türk milleti olarak yeni lezzetler seviyoruz. Üst düzey gelir gurubu zaten dışarıda yemek yiyor. Yoğun çalışan aileler dışarıda yemeklerini yiyorlar. Ancak esas ekonomimize katkı sağlayacak yurt dışından gelen turisttir. Ülkemizin döviz girdisine ihtiyacı var. Kişi başı döviz harcamalarını arttırmaya ihtiyacımız var. O yüzden önerilerimiz yurt dışından gelen turistlere yönelik. Yerli turist büyük işletmelere gittiğinde, orada Türk mutfağını koyduğunuz zaman yeni yetişen nesil de Türk mutfağını deneyimleme şansını bulacaktır.”

kaynak: seza nur demirparmak