Bodrum Deprem ve Tsunami Çalıştayı Düzenlendi

Bodrum’da düzenlenen “Bodrum Deprem ve Tsunami Çalıştayı”nda konuşan Prof. Dr. Tuncay Taymaz, Ege Denizi’nin en aktif deniz tabanı volkanının Bodrum ve Kos Adası’na çok yakın olduğu belirtti. İnşaat Mühendisleri Odası Bodrum Temsilciliğinin girişimleri ile düzenlenen “Bodrum Deprem ve Tsunami Çalıştayı” yurt içi ve yurt dışından çok sayıda akademisyenin katılımı ile başladı. Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Cevdet Yalçıner, “Bodrum’da sık aralıklarla yaşanan artçı depremler sayesinde enerjinin büyük bir kısmı boşaldı. Kalan enerjinin de fayın hareketine göre doğuya doğru gittiğini görüyoruz ancak etkisi azalarak, enerjisini daha küçük depremlerle boşaltarak devam ediyor.” dedi. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İnşaat Mühendisleri Odası tarafından Bodrum’daki bir otelde Bodrum-Kos Deprem ve Tsunami Çalıştayı düzenlendi. Türkiye’nin yanı sıra yurt dışından da çok sayıda akademisyenin katıldığı çalıştayda, 21 Temmuz’da Ege Denizi’nde yaşanan deprem ve etkileri konuşuldu. Toplantıda gazetecilerin sorularını yanıtlayan ODTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Cevdet Yalçıner, 21 Temmuz’daki depremin önemli bir uyarı niteliğinde olduğunu söyledi. Depremin artçı şoklarının devam ettiğini belirten Prof. Dr. Yalçıner, bölgede küçük depremlerin halen sürdüğüne işaret etti. Yalçıner, geçmiş tarihte bölgede önemli depremlerin olduğuna anımsatarak, “Belli zaman içerisinde yine önemli depremler yaşanabilir ancak bu Bodrum’da olmayabilir, başka bir yerde de olabilir. Dünyanın her yerinde her gün veya her hafta önemli depremler yaşanıyor.” dedi. Bodrum depreminin denizde bir dalga hareketi oluşturduğuna değinen Yalçıner, bunun oluşabilmesi için deniz tabanında da belli bir hareketlenme olması gerektiğini bildirdi. Yalçıner, Bodrum Kara Ada açığı ile Yunanistan’ın İstanköy (Kos) arasındaki bölgede deniz tabanında bir çökme oluştuğunu vurguladı.”Bodrum’da sık aralıklarla yaşanan artçı depremler sayesinde enerjinin büyük bir kısmı boşaldı. Kalan enerjinin de fayın hareketine göre doğuya doğru gittiğini görüyoruz ancak etkisi azalarak, enerjisini daha küçük depremlerle boşaltarak devam ediyor.” diyen Yalçıner, deprem gecesi Gümbet koyunda yaşananların “gel git” durumu olmadığını bildirdi. Böyle bir durumun depremden sonra olmayacağına işaret eden Yalçıner, şu bilgileri aktardı: “O nedenle gel git dalgası olarak belirtmemiz doğru değildir. Depremden sonra deniz tabanının oynaması nedeniyle denize geçen enerji bir dalga yaratmıştır. Bu dalga özellikle Gümbet koyuna odaklanarak gitmiştir. Depremden 5 dakika sonra deniz çekilmiş, 13 dakika sonra da deniz ilerleyerek kıyılara gelmiştir. Oluşan bu dalganın özellikleri Japonya’daki tsunamiye göre yüzde bir kadardır. Yani her ikisinin de adı tsunami olarak belirtilebilir. Bunu bize en az zarar vererek en iyi dersi veren dalga olarak görelim. “İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Bodrum Temsilcisi İlhan Özyiğit de çalıştaya Portekiz, Yunanistan, Japonya ve Rusya’dan uzman konuşmacıların katıldığını ve oldukça önemli konular görüşüldüğünü ifade etti. Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tuncay Taymaz’da, “Bodrum-Kos Depremi Fay Mekanizmaları” konulu sunumunda Türkiye’nin depremselliği üzerine detaylı bilgi verdi. Ege Denizi’nin en aktif deniz tabanı volkanının Bodrum ve Kos Adası’na çok yakın olduğu belirten Taymaz, şöyle konuştu: “Denizaltında bir çamur volkanımız var. Biz ona seamount volcanoes diyoruz. Ege Denizi’nin en aktif deniz tabanı volkanı. Bodrum ve Kos Adası’na çok yakın. Çok büyük volkanik depremler üretiyor. Oranın çok dikkat edilmesi gerekiyor. Bazı sonuçlar doğurabilir. Ben Bodrum’a 30 yıldır ilk defa geliyorum. Mühendislik hizmeti almış 2 katlı yapılarımız var. Bunlar çok fazla hasar görmemiş ama çok fazla istinat duvarları var. Bunlar çok sağlam değil. Biraz daha büyük, biraz daha yakında bir deprem olsaydı turizm yapılarımız da yıkılabilirdi, istinat duvarlarımız da yıkılabilirdi. En büyük şanslarımızdan birisi de Karaada’nın orada olmuş olması. O ada dalgakıran görevi görmeseydi tsunami dalgaları çok daha fazla etkili olabilirdi. Ula ve Akyaka’dan başlayıp Bodrum’un açıklarına kadar olan 90 kilometrelik fay aynen Irak ve İran’daki 7.2’lik fay gibi tek parçada kırılabilir. Onun oluşturabileceği senaryolar tartışılabilir ama buralarda potansiyel risklerimiz var” dedi. Karaada ve Kos arasında çökme oluştuOrta Doğu Teknik üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Deniz Mühendisliği Araştırma Merkezi görevlisi Prof. Dr. Ahmet Cevdet Yalçıner ise, “Tarih içerisinde çok sık olmasa bile Bodrum yakınlarında önemli depremler vardır. Belli süreç içerisinde yine yaşanabilir ancak bu Bodrum yakınlarında da olmayabilir. Bildiğiniz üzere Dünyanın her yerinde her hafta önemli depremler olmaktadır. Bodrum depremi denizde bir dalga hareketi de oluşturmuştur. Yani Karaada ile Kos Adası arasında bir çökme oluşmuştur. Buradaki depremi tetikleyen mekanizma enerjisinin büyük bir kısmını boşaltabildi. Kalan enerjinin de fayın hareketine göre doğuya doğru gittiğini görüyoruz ama enerjisini azaltarak devam ediyor” diye konuştu. Çalıştayın ev sahipliğini yapan İMO Bodrum Temsilciliği Başkanı İlhan Özyiğit ise, bu çalıştayın ardından 4 çalıştay daha düzenleyeceklerini ve daha sonra sonuç bildirgesi yayınlanacağı ifade etti.