1. Derece Doğal Sit Alandaki Ağaç Kesimlerine Karşı Hukuk Savaşı Başlattılar…

Bodrum çevrecileri, Bodrum’un en bakir koylarından Kargıcak’ta başlatılan ağaç kıyımı için harekete geçti. Kent Konseyi Ekoloji ve Bodrum Kimliği Grubu öncülüğünde dün Kargıcak’a giden çevreciler ve duyarlı vatandaşlar, birkaç gün önce bölgede başlatılan ağaç kesimini protesto ederek Bodrum’un 1. Derece Doğal SİT alanı olan bölgesini yapılaşmaya açmak isteyenlere karşı hukuk savaşı  başlatacaklarını duyurdular. 

10 Şubat tarihinden bu yana ağaç katliamı ve arazi yağması başlayan 1. Derece SİT alanı Kargıcak’a, minibüslerle işçi getirildiğini haber alan Bodrum çevrecileri durumu Kaymakamlığa bildirdi. Kaymakamlık, jandarmayı bilgilendirdi ve bölgedeki ağaç kesimi durduruldu. İşçilerin Milas’tan getirildiğini haber alan Bodrum çevrecileri, olayın peşine düşerek araştırmaya başladı. Yöre sakinlerinin nöbet tutmaya başladığı bölgede bir basın açıklaması düzenleyen çevreciler, “Bunun arkasında aracılar olduğunu öğrendik. Ankara’dan yönlendiriliyorlar. Savcılığa suç duyurusnda bulunduktan sonra bu kişileri deşifre edeceğiz” dediler.
Grup adına konuşan Çiğdem Erko, ağaç kıyımı yapan üç aracı ismi tespit ettiklerini belirterek, “Bu isimleri kaymakamlığa bildirdik. İsimler bizde. Olay savcılığa intikal ettiğinde herkes öğrenecek.” Diye konuştu. Bölgeye gelenlerin köylülere “Yardımcı olursanız ve olayı çevrecilere duyurmazsanız size de pay vereceğiz” dediklerini anlatan Erko, “Kaptan Mehmet Pehlivan’ın suç duyurusunda bulunmasıyla olayı öğrenmiş bulunuyoruz. Jandarma Perşembe günü kıyımı durdurdu ve sorumlulara ceza kesti. Akabinde bu insanlar bir daha burada görünmedi. Ama her şey bitmedi.” İfadelerini kullandı.

1. DERECE DOĞAL SİT ALANINDA KIYIM

Bölgenin hem ormanlık alan hem de 1. derece doğal SİT alanı olduğunu hatırlatan Erko, sözlerini şöyle sürdürdü:
“250 dönümlük bir araziden bahsediyoruz. Zeytin ve ardıç ağaçları var. Ufak tefek tapulu araziler bulunuyor. Burası, doğanın çok önemli bir parçası. Ağaçları kestiğiniz zaman, seller yaşıyorsunuz. Bunu Bodrum’da hepimiz son yıllarda görüyoruz. 90’lı yıllarda başlayan iklim değişikliği sürecini biz yaşıyoruz. Dolayısıyla önce doğa diyoruz. Bu arazi kimseye ait değil. Biz pazartesi gününden sonra suç duyurularını yapacağız. Karşımızda şu anda muhatap yok. Orman Bölge Müdürlüğü haberim yok diyor. Ama aldığımız duyum, işçileri yönlendirenin Ankara kaynaklı olduğu yönünde. Bizler Anayasadan gelen yurttaşlık hakkımızla, anayasamıza sıkı sıkı sahip çıkmalıyız. Elimizde kalan son kale bu. İstediğimiz yargı kararları çıkmasa da haklarımıza sahip çıkmak durumundayız. Burası hepimizin.El ele vermeliyiz. Tüm siyasi şahsiyetlerle, idari yönetimlerle, STK’lar, dernekler ve meslek odalarıyla Bodrum’umuza sahip çıkmak durumundayız. Tabii ki köylülerimizle. Onlara sonsuz teşekkür ediyoruz. Onlar olmazsa biz burada olmazdık. Biz önümüzdeki yerel seçimlerden sonra yerel idareyle el ele çalışmak istiyoruz. Kim gelirse gelsin, biz onlardan bizimle birlikte çalışmalarını talep ediyoruz.”

Olayın hukuki boyutu hakkında bilgi veren Avukat ve çevreci aktivist Mehmet Çilsal da Kargıcak koyunun da içinde bulunduğu bölgenin, 2018’de Koruma Amaçlı İmar Planı hazırlanarak askıya çıkarılan bir alan olduğunu belirterek “O plana hiçbir itiraz olmamıştır. Bu plan, bir turizm yatırımı geleceğinin işaretini vermiştir. Bunu destekleyen bir diğer belge de 1/ 25 binlik yarımada çevre düzen planıdır. Bunu yapma yetkisi Muğla’daydı. Artık bu planlar da yerel yönetimlerin elinden alındı. Sahil kıyıları turizm merkezi olarak gösteriliyor burada da. Oysa burası 1. Derece SİT bölgesidir. 2011 yılında Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu’nun Yalıçiftlik ile ilgili aldığı kararda, bölgedeki tüm doğal SİT alanlarının kayıt altına alındığını hatırlatarak,  şöyle devam etti:
“1. Derece SİT bölgesidir burası. Bu bölgede, hükümet 2013 senesinden bu yana proje başlattı. Adı, Korunan Alanların Yeniden Değerlendirilmesi ve Tescil Edilmesi projesi… Muğla ölçeğinde ilan edilmiş kısımlarına karşı dava açtık MUÇEP olarak. Muğla Büyükşehir Belediyesi de bir başka dava açtı. Her ikisi de devam ediyor şu anda. Bu proje ile 1.2. ve 3. Doğal SİT tarifleri kaldırılıp, yerine üç yeni tarif getiriliyor. Bununla, 2013’ten bu yana Muğla’nın korunan alanları, bütün kıyıları, hükümet tarafından imara açılmak isteniyor. Eskiden kıyı ve deniz alanları diye bir tarif yoktu. Deniz alanları da yarattılar. Denizi doldurmak anlamında, tesis yapmak anlamında yönetmelikler yazıldı. Burada da böyle bir düzenleme var. Bu bölge inşaata açılan bölgedir. Yani yeni tanımıyla nitelikli koruma alanı, sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı. Böyle ilan edilecek bugün yarın.”

İŞBİRLİĞİ VAR MI? YOKSA KATARLILAR MI?

Bütün bu gelişmeler neticesinde bölgede yoğun bir faaliyet başlatıldığını söyleyen Çilsal, “Gökova’dan doğru buraya kadar da başlamış faaliyetler. Duyduğumuza göre Milas’tan her gün yaklaşık bin insan Gökova kıyılarına taşınmış. Bunu niye yapıyorlar? Orman vasfı ise bu vasfını kaybetsin diye… Koruma yoktur diyebilmek için. Yeni tanımları ilan ettikleri noktadan itibaren de projeler başlayacak. Her gün bin insanı buraya yollayıp katliam yaptıranlar kim? Bu talancılar, nereden organizeler? Ankara’dan mı? Veya bir işbirliği mi var? Yoksa mesela Katar’lılar mı?” diye konuştu.

Olayı Bodrum kamuoyuna duyuran Kaptan Mehmet Pehlivan da “bunlar geri gelir. nöbet tutacağız, devriye gezeceğiz. Kestikleri ardıçları, delice zeytinleri, çamları tekrar yerine dikeceğiz ” diyerek tüm köy halkı olarak çevrecilerin mücadelesine destek verdiklerini açıkladı. Pehlivan, “Biz kıyıp da bir tane çalı kesemiyoruz. Ama dışarıdan gelip de bu güzelim ormanı açıp, para peşinde koşmanın hiçbir anlamı yok. “ diye konuştu.